Itil Services Strategy
ITIL, Information Technology
Infrastructure Library sözcüklerinin ilk harflerinde oluşmuş bir kısaltmadır ve
Bilgi Teknolojisi Altyapı Kütüphanesi olarak adlandırılır. ITIL, BT
servislerini eksiksiz ve en iyi kalitede yönetmek üzere geliştirilmiş servis
yönetim metodolojisidir.
ITIL, 1987’de İngiltere Ticaret Bakanlığı tarafından geliştirilmiştir. İş süreç yaklaşımı sayesinde ITIL, müşteri, tedarikçi, BT bölümü ve kullanıcıları arasında başarılı bir şekilde iletişim kurulmasını sağlamaktadır. “En iyi uygulamalar / deneyimler” üzerine yapılandırılmış olan ITIL BT Servis Yönetimi ve dağıtımı süreçleri ile dünyada yaygın olarak kullanılmakta ve kabul görmüş bir standart olarak benimsenmektedir. Zamanla v1, v2, v3 olmak üzere yeni versiyonları geliştirilmiş ve günümüzdeki halini almıştır. ITIL versiyon 2 2001’de yayınlanmıştır. 2007 yılında ITIL’ın üçüncü versiyonu bir giriş ve 5 temel kitap olarak yayınlanmıştır.
ITIL, servis yönetimi ve sağlama süreçleri için en uygun başvuru kaynağıdır. Servis yönetimini en iyi şekilde sürdürmek için yol gösteren ve kullanıcılarına servis sağlama süreçlerini ayrıntılı şekilde gösteren bir kitap kümesi olmaktan çıkmış, dünyaca kabul gören yöntemler dizisine dönüşmüştür. ITIL metodolijileri uygulayan firmalarda gözle görülür iyileşmeler sağlanmış ve hizmet kalitesi, kaynak planlaması, kapasite yönetimi gibi konular daha iyi kontrol edilebilir duruma gelmiştir. ITIL yaklaşımının servis yönetimi süreçlerine nasıl uygulanacağı her organizasyon tarafından, organizasyonun kendi kültürüne, yapısına ve teknolojisine göre belirlenmelidir.
ITIL, 1987’de İngiltere Ticaret Bakanlığı tarafından geliştirilmiştir. İş süreç yaklaşımı sayesinde ITIL, müşteri, tedarikçi, BT bölümü ve kullanıcıları arasında başarılı bir şekilde iletişim kurulmasını sağlamaktadır. “En iyi uygulamalar / deneyimler” üzerine yapılandırılmış olan ITIL BT Servis Yönetimi ve dağıtımı süreçleri ile dünyada yaygın olarak kullanılmakta ve kabul görmüş bir standart olarak benimsenmektedir. Zamanla v1, v2, v3 olmak üzere yeni versiyonları geliştirilmiş ve günümüzdeki halini almıştır. ITIL versiyon 2 2001’de yayınlanmıştır. 2007 yılında ITIL’ın üçüncü versiyonu bir giriş ve 5 temel kitap olarak yayınlanmıştır.
ITIL, servis yönetimi ve sağlama süreçleri için en uygun başvuru kaynağıdır. Servis yönetimini en iyi şekilde sürdürmek için yol gösteren ve kullanıcılarına servis sağlama süreçlerini ayrıntılı şekilde gösteren bir kitap kümesi olmaktan çıkmış, dünyaca kabul gören yöntemler dizisine dönüşmüştür. ITIL metodolijileri uygulayan firmalarda gözle görülür iyileşmeler sağlanmış ve hizmet kalitesi, kaynak planlaması, kapasite yönetimi gibi konular daha iyi kontrol edilebilir duruma gelmiştir. ITIL yaklaşımının servis yönetimi süreçlerine nasıl uygulanacağı her organizasyon tarafından, organizasyonun kendi kültürüne, yapısına ve teknolojisine göre belirlenmelidir.
ITIL, bir deyişle dokümante edilmiş yaygın kanı olarak
nitelendirilebilir. Yeterli vizyonu, öngörüsü, zamanı, ihtiyacı ve isteği olan
her kurum ITIL tarafından belirtilen süreçlere ve sonuçlara kendileri
ulaşabilir. ITIL temel olarak insanların doğru çalıştığı için dokümante ettiği
çeşitli uygulamalar bütünüdür. Ancak; yapılacakları birebir göstermediği için
bir reçete niteliğinde değildir, yalnızca yapılabilecek ve yapılmış olması
gerekenleri gösterir. Yani Genel olarak ITIL; IT’nin servis sağlayıcı haline
dönüşmesi için yapılması gereken işlemleri açıklamaktadır. ITIL’ın genel
felsefesi anlaşıldığı takdirde bir IT şirketinin iş süreçleri ile ilgili her
bir insanın kafasında bir harita ortaya çıkacaktır. Dolayısı ile karşılaştığı
yeni bir durumun organizasyon ve süreçler içindeki yeri bilinir ve ona göre
aksiyon alınır.
ITIL temel olarak merkezinde hizmet stratejisi ve
onun etrafında kurgulanmış hizmet
tasarım, hizmet operasyon ve hizmet geçişiolmak üzere
üç ana başlık altından incelenmektedir. Ve bunların hepsini kapsayan
sürekli hizmet
iyileştirme yaklaşımı vardır.
ITIL tarafından tanımlanan ve temel olarak 5 aşamadan servis yaşam
döngüsünün her bir aşaması farklı süreçler tarafından tanımlanmakta ve
gerçekleştirilmektedir. Bu şekilde düşünüldüğünde bu süreçler ITIL temel
kütüphanesini oluşturan yayınları oluşturmaktadır. Yazının devamında ITIL temel
kütüphanesini oluşturan yayınları ve bu yayınların kapsadığı süreçlerini
inceleyeceğiz.
Hizmet Stratejisi (Service
Strategy)
Müşteriye sunulacak olan hizmetlerin ihtiyaçlarının
belirlenebilmesi için öncelikle müşterinin ihtiyaçları belirlenmelidir. Müşteri
ihtiyaçları belirlendikten sonra Hizmet Portföyü’ne aktarılır. Hizmet
portföyünün temel amacı işletme ihtiyaçları ile içerisinde bulunan hizmetlerin
ihtiyaçlarını eşleştirmektir.
Uzun vadede başarılı bir çalışma ve büyüme sağlamak
için servis sağlayıcılar stratejik olarak düşünebilir ve hareket edebilir
olmalıdır. Hizmet Stratejisi, hizmetler ve IT Hizmet Yönetimi ile ilgili
alınabilecek stratejik kararları belirtmektedir. IT organizasyonları teknik
hizmet vermek için kurulmuş olsalar dahi IT’nin karmaşıklığı ve işlerin bilişim
teknolojilerine bağımlılığı nedeniyle IT, bir servis sağlayıcı haline
dönüşmektedir veya dönüşmüştür.
Hizmet stratejisinin temel çıktısı Hizmet Seviye
Paketi’dir. Hizmet seviye paketi hizmetle ilgili iş ihtiyaçlarını, yönlendirici
sınırlamaları, işlem gerekliliklerini ve hizmetle ilgili diğer gereksinimleri
kapsamaktadır. Hizmet seviye paketi hizmet tasarım aşamasına girdi olarak
kullanılmaktadır.
Hizmet Stratejisi aşağıdaki maddelerin ışığında Hizmet
Yönetimi için amaçlar, kurallar ve kılavuzlar oluşturur. Bu kurallar;
·
Amaçların ve performans beklentilerinin müşteri hizmetlerine
veya pazardaki ihtiyaçlara göre ayarlanması
·
Fırsatların tanımlanması, seçilmesi ve
önceliklendirilmesi
·
Şirketin Hizmet Portfolyo’suyla ilgili risklerin ve
maliyetlerin kontrol edilebilir bir durumda olmasının sağlanması
·
Operasyonel etkinliğin ve ayırt edici şekilde belirgin
bir performansın yerleştirilmesi
·
Hizmet Yönetiminin tasarlanması, geliştirilmesi ve
uygulanması konusunda sadece organizasyonel yetenekler açısından değil
stratejik değer olarak da kılavuzluk yapması
·
Stratejiyi okuyana, hizmetin nasılını düşünmesinden
önce nedenini düşünmeye teşvik etmesi
IT şirketi yöneticileri stratejilerimizin amaçlarını
şu şekilde sıralamaktadırlar:
– Uzun bir süre boyunca büyümeyi ve operasyonu sağlar.
– Hizmet yönetimini stratejik bir değere dönüştürür.
– Yönetilen çeşitli süreçler, sistemler ve hizmetlerle
birlikte bunların destekledikleri amaçları, stratejileri veya iş modelleri
arasındaki ilişkileri görür.
Hizmet Stratejisi’ndeki
Sorular
Hizmet stratejisi kapsamında hizmetleri tanımlarken
aşağıdaki soruların yanıtları aranmalıdır:
·
İşimiz nedir?
·
Müşterimiz kimdir?
·
Müşteri değeri nedir?
·
Sunulan hizmetler ne şekilde kullanılacak?
·
Bu hizmetler neden müşteri için değerli?
·
Kime ne gibi hizmetler sunabiliriz?
·
Alternatiflerle yarışmak için kendimizi nasıl farklılaştırabiliriz?
·
Hissedarlarımıza nasıl değer katarız?
·
Stratejik yatırım için neler yapmalıyız?
·
Finansal Yönetim, şeffaflığı ve değer aşımı kontrolünü
nasıl sağlar?
·
Hizmet Kalitesini nasıl tanımlamalıyız?
·
Hizmet Kalitesini geliştirmek için ne tür yollar
seçmeliyiz?
·
Servis Portföyü için verimli kaynak ayrımını nasıl
yapabiliriz?
Hizmet Stratejisi Başlıkları
1) Fayda ve Garanti: Müşterinin değere bakış
açısını anlamak için fayda ve garanti önemli anahtar tanımlamalardır.
Müşterilere “Size sunduğumuz faydalar şunlardır.” ve “Hizmetlerimizi şu şekilde
garanti altına alıyoruz” diyebilmek için bu tanımlar bilinmelidir. Fakat bunu
yaparken maliyetler ve kaynaklar da iyi şekilde analiz edilip doğru nokta
seçilmelidir. Bu, hizmetten hizmete değişebilir. Kimi hizmetlerde müşteriye
daha fazla fayda sağlarken düşük garanti verilebilir. Tersi de olabilir fakat
ideal olan hem faydanın yüksek hem de garantinin yüksek olduğu bir hizmet
standardına erişebilmektir. Müşteriler sizden yüksek fayda ve yüksek garanti isteyecekler
veya kendileri için hangisi daha önemli ise onun yüksek olduğu
şirketleri/hizmetleri tercih edeceklerdir. Fayda ve Garanti birbirinden
bağımsız düşünülemez. Kimse size sürekliliğini veya erişilebilirliğini garanti
etmediğiniz bir hizmet için para ödemez. Veya tam tersini düşünürsek müşteriye
hizmetin hiçbir zaman kesilmeyeceğini garanti edilebilir ama verimsiz ve yavaş
bir hizmet için anlaşma yapılamaz. Önemli olan müşterinin ihtiyaçlarını doğru
şekilde anlayıp ona uygun fayda ve garanti sağlayabilmektir.
2) Hizmet Değerleri: Bunlar hizmet
sağlayıcısının yeteneklerini ve kaynaklarını ifade eder. Yetenekler bir
aktiviteyi yerine getirmenizi sağlayan kazanımlardır. Bunlar soyut değerlerdir.
Yönetim, organizasyon, süreçler, bilgi ve kısmen de olsa kişiler bu gruba
eklenebilir. Kaynaklar ise somut kavramlardır ve yeteneklere göre daha kolay
elde edilebilirler. Bu gruba altyapı, uygulamalar, yazılı bilgi, sermaye ve
kısmen de olsa kişiler eklenebilir. Kişiler bir şirkette yetenek olarak
sayılabileceği gibi kaynak olarak da sayılabilir.
Tüm yetenek ve kaynaklar müşterilere sunulan
hizmetlerde değer oluşturmak için kullanılır. Yetenekler zamanla gelişir ve
deneyime bağlıdır. Organizasyonlar bilgiyi ele geçirir ve onunla yönetim
sistemlerini ve süreçlerini beslerler. Fakat yetenekler kolayca kopyalanabilir,
taşınabilir ve kaybedilebilir. Dolayısıyla Hizmet Sağlayıcıları müşterilerini
ellerinde tutmak için benzersiz ve kopyalanması zor yetenekler geliştirme veya
ellerindeki yetenekleri koruma ihtiyacındadırlar. Hizmetin büyüklüğü veya
performansı organizasyonun yetenek ve kaynak limitleriyle doğru orantılıdır.
3) Hizmetler Yoluyla Değer Oluşturmak: Değer yalnızca müşteriye
verilen hizmetin çıktısı değildir. Aynı zamanda müşterinin beklentilerine de
bağımlıdır. Müşteri her zaman yüksek fayda ve yüksek garanti bekler.
Dolayısıyla değer, fayda yani amaca uygunluk tanımını ve garanti yani kullanıma
uygunluk tanımını içermektedir. Hizmet sağlayıcısı olarak şirketimizin
üzerindeki sorumluluk büyüktür. Müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayacak
hizmetleri vermek ve dikkatlarini cekmek gerekir. Bunun için şu soruların
yanıtlarından emin olmak gerekmektedir:
o Bizim işimiz nedir?
o Müşterilerimiz kimlerdir?
o Müşteri beklentileri nelerdir?
o Hizmetlerimizi nasıl kullanırlar?
o Hizmetlerimiz onlar için neden
değerlidir?
Hizmetler üç gruba ayrılır. Birincisi genel
hizmetlerdir ve bunlar her hizmet sağlayıcısının sunduğu hizmetlerdir. İkincisi
beklenen hizmetlerdir ve genel olarak sunulan hizmetlerin ötesinde daha kaliteli
hizmetlerdir. Üçüncüsü ise ek hizmetlerdir ve bunlar müşterinin hiç ummadığı
sürprizlerdir.
4) Hizmet Portfolyosu: Ne tür hizmetler
verilecegini bir listede bulundurmak gerekmektedir. Bunun için oluşturulan
dokümantasyona hizmet portfolyosu denir. Portfolyo ile verilmesi dusunulen
hizmetlerin, hali hazırda verilen hizmetlerin ve artık desteğin çekildigi
hizmetlerin bir listesi tutulur. Böylece hizmetlerin durumu ve geleceği
hakkındaki ve müşterilerin ihtiyaçlarının karşılanması konusundaki karar alma süresini
kısaltılmış olur. Hizmet portfolyosu ile ilgili olarak şunları da
ekleyebiliriz:
o Tüm hizmetleri içerir ve üç kategoriye
ayrılır: Çözüm getirilmiş veya geliştirilmiş hizmetler’ işleyen veya işlemeye
uygun hizmetler ve artık desteği kaldırılmış hizmetler
o Karar almak için bir başvuru kaynağıdır.
Farklı hizmetlerinizin artılarını eskilerini görebileceğiniz ve
karşılaştırabileceğiniz bir ortam sunar.
o Mevcut hizmetlerinizin kontratları,
sorunları, faydaları gibi tüm bilgilerini, yeni hizmetlerin gelişim durumlarını
ve iyileştirme çalışmalarının durumlarını görebileceğiniz bir kaynaktır.
o Yöneticilere yatırımlarını
önceliklendirme ve kaynak ayrımını oluşturmada yardımcı olur.
5) Hizmet Kataloğu: Bu katalog ile desteği
verilen tüm hizmetler tutulur. Müşteriler hizmet portfolyosu içerisinden sadece
Hizmet Kataloğu’nu görebilirler. Müşteri buradaki listeden istediği hizmeti
satın alabilir. Burada yapılacak bir değişiklik için Değişim Yönetimi
yetkililerinin onayı gerekmektedir. Ayrıca bu katalog Hizmet Stratejisi
açısından oldukça önemlidir çünkü hizmet sağlayıcısının vitrini bu katalogtur.]
6) Kurumsal ve Teknik Hizmet Kataloğu: Kurumsal Hizmet Kataloğu
müşterilere sağlanan tüm hizmetlerin ayrıntılarını içerir. Bunlar hizmet
verilirken ilişki içerisinde bulunulacak kurumsal birimler ve iş süreçlerini
kapsamaktadır. Müşteri bu kataloğa göre hizmet alacağı firmayı seçmektedir.
Teknik Hizmet Kataloğu ise müşteriye sunulan hizmetlerin tüm teknik
altyapılarını içerir ki bunlar müşteriyle paylaşılmaz. Bizi diğerlerinden
farklı kılan da zaten bu teknik ayrıntılardır. Burada hizmeti paylaştığımız
firmalar, diğer bileşenler, destek servisleri gibi ayrıntılar bulunabilir.
7) Fizibilite Analizi: Burada çeşitli analiz
yöntemlerini kullanilabilir. Fizibilite analizinin yapilma nedeni verilen
hizmetin bize ne katacağını önceden görebilmektir. Veya bunu üst yönetime kabul
ettirebilmektir. Bunu çeşitli yararları vardır:
o Yatırım tutarı hakkında ön bilgi verir.
o Kredi temini, vergi/yatırım indirimi
sağlamada belge niteliği taşır.
o Planlı yönetim uygulamalarına alışkanlık
yapar.
Fizibilite analizinde ekonomik araştırma yapılır ve
pazarın verilen hizmete uygun olup olmadığı, uygun değilse ne tür hizmetlerin
daha uygun olduğu, hizmetin öncelikle kimlere verilmesi gerektiği ve nasıl
verilmesi gerektiği gibi ayrıntılar belirlenir. Teknik araştırma yapılır ve
hizmeti sağlarken kullanılacak teknoloji veya yazılım seçilir. Finansal analiz
yapılır ve yatırım tutarı hesaplanır, kara geçiş analizi çıkarılır, gelir-gider
tabloları hazırlanır, fon kaynakları belirlenir, net bugünkü değer, yatırım
geri dönüşü ve iç verim oranı gibi değerler hesaplanarak değerlendirme yapılır.
Bunların sonunda eğer hizmet öncelikle şirkete, ortaklara ve sonrasında
müşterilere değer katıyorsa bu iş oluyor demektir.
8) Risk: Belirsizlik olarak
tanımlanabilir. Yapılan bir hizmet çıktısının pozitif mi yoksa negatif mi
olduğunu tahmin edememe durumudur. Hizmetin sonunda fırsat da çıkabilir ciddi
bir tehlike de doğurabilir. Riske iki farklı açıdan bakılabilir: Risk Analizi
ve Risk Yönetimi. Risk analizi ile onu tanımlar, sorumlularını tahmin etmeye
çalışır, değerlendirir ve uygun bir seviye belirlenerek artık risk olmaktan
çıkarılır. Fakat bu yeterli değildir ikinci faz olarak risk yönetimi ile bunu
doğru şekilde yöneterek sistemi buna uygun hale getirecek önlemler alınmalıdır.
Riski doğru şekilde analiz edip iyi şekilde yönetmek bizi belirsizlikten
kurtaracak ve hizmet kalitesini arttıracaktır.
Sonuç
Konuyu özetlemek gerekirse ITIL v3 fazlarından ilki
olan Hizmet Stratejisi ile yeni hizmetler için bazı temel bakış açılarını
oturtmak amaçlanmaktadır.
Bunları şöyle sıralanabiliriz:
1- Pazar araştırması yapılır, hizmet sektörü
belirlenir, yatırım kaynakları hesaplanır
2- Müşteriler tanınır, ihtiyaçları belirlenir, güçlü
ve güçsüz yanları ortaya koyulur
3- Fırsatlar ortaya çıkarılır, riskler tahlil edilir,
kısıtlar ve dezavantajlar belirlenir
4- Hizmet yönetimi veya şirketi diğerlerinden ayıracak
bir performans seviyesi yerleştirilir
5- Hizmetin nasıl verilmesi gerektiği değil neden
verilmesi gerektiği açıklanır
6- Amaçlar belirlenir, doğru sorular sorulur ve
yanıtlar verilir
7- İster tüm hizmetler için ortalama bir Fayda-Garanti
noktası, ister her hizmet için ayrı noktalar belirlenir.
8- Hizmet değerleri yani yetenek ve kaynakları
korumanın yolları bulunur. Korunur ve daha da geliştirilir.
9- Değer oluşturmak için neler yapılabileceği
düşünülür ve sorular yanıtlanır.
10- Hizmet portfolyosu ayrıntılandırılır. Kategorilere
ayırılır ve eski hizmetler ile yeni hizmetleri karşılaştırabilecek bir şablon
belirlenir.
11- Hizmet kataloğu müşteriler ilr paylaşılır, önemli
ve sizi diğerlerinden ayıran bilgiler burada tutulur.
12- Kurumsal ve Teknik Hizmet Kataloglar hazırlanır.
13- Fizibilite analizinin farklı bakış açıları
hazırlanır. Hizmet yatırımına giden yollar belirlenir.
14- Riskler analiz edilir ve çözüm yolları bulunur.
Riski çok olanın daha fazla fayda getireceği unutulmamalıdır.
Hizmet Tasarımı (Service
Design)
Hizmet Tasarımı, genel hizmet yaşam döngüsü içerisinde
önemli bir katmandır. Özelleştirilebilir ve yenilikçi IT hizmetleri tasarımı,
süreçler, politikalar ve belgeler de dahil olmak üzere mevcutta kabul edilmiş
ve gelecekteki iş gereksinimlerini karşılamak için oluşturulan mimarilerdir.
Başarılı bir tasarımın yapılabilmesi için 4P (People, Product, Processes,
Partners) tasarımının doğru yapılmasına bağlıdır.
Hizmet tasarımı, hizmet yaşam döngüsünün (service
lifecycle) her bir aşamasındaki gereklilikleri ve bir IT servisinin bütün
yönlerini tanımlar. Aynı zamanda işletme ihtiyaçlarına yönelik olan hizmetlerin
ne şekilde tasarlanacağını, hizmetlerin finansal değerlendirmesini ve ileri
dönük olarak desteklenip desteklenemeyeceğini belirler. Hizmet Tasarım aşamasının
çıktısı olarak Hizmet Tasarım Paketleri (Service Design Package – SDP) elde
edilir. Bu paketler içerisinde hizmetin geliştirilmesi, test edilmesi,
yaygınlaştırılması ve operasyonu ile ilgili tüm detaylar yer almaktadır. Bir
SDP, her yeni servis, majör değişiklik ya da bir servisin kaldırılması
durumunda yeniden üretilir.
Hizmet Tasarımı Amacı
Hizmet Tasarımı, yaşam döngüsünde, Hizmet
Stratejisinden sonra gelir. Servislerin ve bu servislerin süreçlerinin tasarımı
ve geliştirilmesi işleri ile ilgilenir. Tamamen yeni servisleri ifade etmez,
değiştirilmiş servisleri de ifade eder. ITIL’a göre Servis Tasarımının temel
amacı, bir üretim ortamına giriş için yeni veya değiştirilmiş servislerin
tasarımıdır.
Hizmet tasarımında, yeni veya değişikliğe uğrayacak olan
servislerin, canlı ortama geçişinin IT ortamında mevcut olan diğer hizmetler ve
işletme görevlerinin tamamı ile uyumlu ve tümleşik olarak çalışmasını sağlamak
amaçlanmalıdır. Bu anlamda hizmet tasarımı, bütünsel bir yaklaşım ile aşağıdaki
öğelerin de tasarımını ele almalıdır.
Yönetim Sistem ve Araçları: Hizmetin yönetilebilmesi
için gerekli olan tüm araçlar.
Standart Mimariler: Tasarlanan hizmetin
mevcut yapı ve hizmetlerle uyumlu olduğunun kontrolü.
Teknolojiler: Hizmetin kendisi ve bu
hizmetin çalışması için gerekli teknolojiler.
Hizmet Yönetim Metrikleri: Hizmetin ihtiyaçları
karşılamasının ve uygun şekilde yönetilebildiğinin kontrolü için gerekli olan
metrik ve ölçüler.
İşlemler: Bu hizmetin çalışması,
dönüştürülmesi ve tasarlanması için gereken tüm işlemler.
Hizmet Tasarımının nihai
amaçları içerisinde şunlar yer almaktadır:
·
İşletmenin kalite, uyumluluk, risk ve güvenlik
ihtiyaçlarına uygun bir şekilde işletme görevlerinin karşılanması için
hizmetlerin tasarlanması
·
Verimliliğin artmasının sağlanması
·
Uzun vadede maliyetlerin düşürülmesi amacıyla daha
sonradan belirli zaman dilimleri içerisinde kolaylıkla geliştirilebilecek
hizmetlerin tasarlanması
·
IT hizmetlerinin tasarımı, dönüştürülmesi ve
operasyonunun sağlanması için Verimli ve etkili işlemlerin tasarlanması.
·
Hizmetler canlı hale geçmeden risklerin belirlenmesi
ve bunlarla ilgili aksiyonların alınması
·
Politika ve standartların oluşturulmasına destek olmak
·
İşletmenin mevcut ve gelecekteki ihtiyaçlarını güvenli
ve uyumlu hizmetler tasarlayarak karşılamak
·
IT içerisinde yeterlilik ve özellikler oluşturmak
·
Strateji ve tasarım aktivitelerini operasyonel hale
getirmek
·
IT Hizmet kalitesinin genel seviyesini arttırmak.
·
İş hedeflerine katkıda bulunmak
·
Mümkünse zaman ve para tasarrufuna katkıda bulunmak
·
Riskleri önlemek veya en aza indirgemek
·
Şimdinin veya geleceğin piyasa ihtiyaçlarını
karşılamaya yardımcı olmak
Hizmet Tasarımı 4 P’si
People, bir organizasyonun insan
gücünü ve bu kişilerin yeteneklerini tanımlamaktadır. Bir IT departmanı olarak
bir dış kaynak desteği veriyorsak yardım masasında çalıştıracağımız personelin
yetenekleri bizim için çok önemli. Diksiyonu düzgün, bilgisi üst seviyede,
analitik ve hızlı düşünebilen, çözüm odaklı gibi yeteneklere sahip insan gücü
verdiğimiz hizmetin kalitesini yükseltecektir.
Process, bir eylemi gerçekleştirmek
için sıralanmış adımların bütünüdür. Eylemi gerçekleştirirken kullanacağınız
yetenek ve kaynaklar sürecin tasarımında ciddi şekilde değerlendirilmelidir.
Girdileri ve çıktıları olan bir sistemdir. Ölçülebilir olması, sizi belirgin
bir sonuca götürmesi, müşterilerinizin ve paydaşlarınızın beklentilerini
karşılaması, özel bir olaya yanıt vermesi gibi çeşitli karakteristik
özellikleri bulunmaktadır. Bir IT departmanı olarak bizim de vereceğimiz dış
kaynak hizmeti için bazı süreçleri tasarlamamız gerekmektedir. Mesela Olay ve
Sorun Yönetimi (Event and Incident Management) tüm müşteriler için uygun
olurken Problem Yönetimini her müşteri istemeyebilir. Bu durumda müşterinin
ihtiyaçlarını anlamak açısından 4P içerisindeki süreç önemlidir.
Products, hizmet süresince destek
verilen ürünlerdir. Bunlar veri tabanları, ağ izleme araçları, kurumsal
uygulamalar ve sistemler olabilir.
Partners, dâhili veya harici
tedarikçiler, imalatçılar veya satıcılar olabilir. Hizmeti sürdürülebilir
kılmak için partnerleri de doğru şekilde yönetebilmeliyiz.
Hizmet Tasarımının İşletmeye
Sunduğu Değer
İyi bir tasarım, hizmetin işletme ihtiyaçlarını Hizmet
Stratejisi kapsamında belirlenen sınırlamalar doğrultusunda karşılamasını
sağlar. Önemli olan hizmetin işletme ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanması ve
bu ihtiyaçların karşılanıyor olduğunun sürekli olarak kontrol edilmesidir. Bu
açıdan değerlendirildiğinde hizmet tasarımı işletmeye şu değerleri katmaktadır:
·
Toplam sahip olma maliyetinin düşürülmesi
·
Hizmet kalitesinin arttırılması
·
Hizmet sürekliliğinin arttırılması
·
Yeni veya değişen hizmetlerin implementasyonunun
kolaylaştırılması
·
Hizmetlerin işletmeye uygunluğunun sağlanması
·
Hizmet performansının arttırılması
·
IT uyumluluğunun sağlanması
·
Etkin hizmet yönetim ve ITSM işlemlerinin sağlanması
·
Daha güncel veriler sayesinde karar verme
mekanizmasının geliştirilmesi
Konsept
Hizmet tasarımı aşamasının girdileri Hizmet
Stratejisinden sağlanır. Bu girdiler içerisinde tasarlanan hizmetin karşılaması
istenen ihtiyaçların, stratejilerin ve sınırlamaların toplanıp kayıt edildiği
Hizmet Portföyü yer alır. Hizmet tasarımında üretilen çözüm yalnızca bir
teknoloji çözümü değil aynı zamanda hizmet yönetim araçları ve sistemidir. Bu
tasarım bileşenleri Hizmet Tasarım Paketi (Service Design Package) içerisine
aktarılarak Hizmet Geçiş (Service Transition) aşamasına aktarılır. Burada
hizmet geliştirilerek operasyona geçirilir.
Tasarımın değeri şunları da kapsamaktadır:
Kritik iş görevleri ile
ilgili tanımlanan hizmet seviyelerinin sağlanması: Hangi iş görevlerinin
kritik olduğunun belirlenmesi ve hizmetlerin bu kritik görevleri destekleyecek
şekilde tasarlanması.
İşletme ya da Kullanıcı
tarafından IT kalitesinin daha iyi ölçümü:İşletmenin ihtiyaç duyduğu
sonuçların daha iyi anlaşılması ve bu sonuçlara yönelik ölçü ve metriklerin
tasarlanması ve bu sayede işletme ile iletişimin artması.
İşletme ihtiyaçlarının IT
Altyapısına uyarlanması: Bu sayede IT, sunacağı hizmet ve teknolojilerin
işletmenin hangi ihtiyaçlarını karşılayacağının belirlenmesini sağlar.
İşletme işlemleri ile
Hizmetler ilişkisinin ölçülmesi: İşletme işlemleri ile
Hizmetler ilişkisinin ölçülmesi, hizmetlerin işletme işlemlerini ne derecede
karşıladığını göstermektedir.
Altyapı kaynaklarının
hizmetlere eşleştirilmesi: Altyapı kaynaklarının hizmetler ile
eşleştirilmesi, kullanılan teknolojilerin anlaşılması ve bu teknolojilerin
hizmetler bazında CMS üzerine eklenmesi anlamına gelmektedir.
Uçtan uca Performans Takibi: Uçtan uca performans
takibi, hizmeti oluşturan bileşenlerin performanstaki etkisini ölçmek ve tüm
servis içerisinde bunun ölçülebilmesi anlamına gelmektedir.
Doğru ve iyi yapılmış bir tasarım hizmetin kolaylıkla
işletilerek işletme ihtiyaçlarını karşılarken maliyetlerin düşürülmesini
sağlayacaktır. Tüm öğeleri doğru ve uygun bir şekilde tasarlanan hizmet;
tasarımında eksiklikler bulunan bir hizmete göre daha kolay bir şekilde
operasyona aktarılacak ve daha kolay geliştirilebilecektir.
Tüm tasarım süreci sonunda
Hizmet Tasarımı:
·
Hizmetlerin işletme ve müşteri odaklı olarak
geliştirilmesini
·
Hizmetlerin güvenli ve verimli olduğunu
·
Hizmetlerin esnek ve tasarım anındaki ihtiyaçlara
uyumlu olduğunu ve kolaylıkla değiştirilebildiğini
·
Operasyon sürekliliğinin sağlanması için artan işletme
ihtiyaçlarının servisler tarafından karşılanabildiğini
·
Servislerin kabul edilebilir bir risk seviyesinde
çalıştırıldığını ve yönetildiğini
·
Servislerin işletme ihtiyaçlarına uygun bir biçimde
erişilebilir
olmasını sağlar.
Hizmet Tasarımı Süreçleri
Hizmet Katalog Yönetimi
(Service Catalog Management): Hizmet Katalog Yönetimi, halen kullanılmakta
olan hizmetlerle ilgili bilgilerin herkes tarafından erişilebilir olmasını
sağlar. Hizmet destek sağlayıcısı tarafından IT hizmetleri hakkındaki
bilgilerin merkezi bilgi kaynağı üzerinden iletiminden sorumludur.
Tedarikçi Yönetimi (Supplier
Managemet): Tedarikçi Yönetimi süreci, tedarikçilerin ve
anlaşmaların yönetimi ile buraya harcanan fonun karşılığı olan değerin alınıp
alınmadığını kontrol etmektedir. Tedarikçi Yönetimi aslında Service Level
Management (Hizmet Seviyesi Yönetimi)’ ne çok benzer bir rol oynar ve Hizmet
tasarımı içerisinde kritik bir rol alır. İç tedarikçi ve müşterilerden daha çok
dış tedarikçiler ile ilgilenir. Özellikle son yıllarda oranı artan dış
tedarikçi ile yapılan anlaşmalardan da anlaşılabileceği üzere kendi
müşterilerine daha iyi hizmet verebilme noktasında dış tedarikçilere olan
bağımlılık artmıştır.
Roller ve Sorumluluklar;
Service Design Manager: Hizmetler ve süreçler
noktasında oluşturulan tasarım ve genel koordinasyondan sorumludur.
IT Designer/Mimar: Planlama, tasarım,
strateji, mimari, tasarım için gereken teknolojiler ve genel koordinasyondan
sorumludur.
Service Catalogue Manager: Doğru bir Hizmet
kataloğunun oluşması noktasındaki üretim, geliştirme ve bakımdan sorumludur.
Service Level Manager: Hizmet Seviyesi
kalitesinin karşılanabilmesi ve kabul edilebilir olmasından sorumludur.
Availability Manager: Tüm Servislerin kabul
edilebilir hedeflerine ulaşmasından sorumludur.
IT Service Continuity Manager: İş ihtiyaçları,
gereklilikleri ve zaman çizelgelerine uygun olarak tüm servislerin
iyileştirilmesinden sorumludur.
Capacity Manager: IT Kapasitesinin bugünkü
ve gelecekteki iş talepleri ile uyumlu olmasından sorumludur.
Security Manager: Belirlenmiş iş güvenliği
politika riskleri, etkileri ve gereksinimleri ile IT güvenliğinin uyumlu
olmasından sorumludur.
Supplier Manager: IT tedarikçileri,
sözleşmeleri ve anlaşmaların iş ihtiyaçlarına uyumlu olması ve değerinden
sorumludur.
Hizmet Seviye Yönetimi
(Service Level Management): Hizmet Seviye Yönetimi, işletme ile yakın
çalışarak işletmenin ihtiyaçlarının servis sağlayıcı tarafından net bir şekilde
anlaşıldığını ve servis sağlayıcının bu ihtiyaçları yanıtlayabilecek kapasitede
olduğunun kontrolüne yönelik bir süreçtir. Spesifik hizmetler ile
ilişkilendirilmiş garanti seviyeleri, Hizmet sağlayıcı ile ilgili performans
seviyeleri, müşteri ile yapılan anlaşmanın yönetilmesi ve güvenliği,
fiyatlandırılması konularından sorumludur.
SLM süreçleri içerisinde SLA(Service Level Aggrement),
OLA(Operational Level Aggrement) bulunur ve SIP (Service Improvement Plan) ile
Service Quality Plan’ın üretilmesini sağlar.
Erişilebilirlik Yönetimi
(Availability Management): Erişilebilirlik Yönetimi süreci sunulacak
hizmetlere uygun olan erişilebilirlik koşullarını tasarlamakla kalmaz aynı
zamanda erişilebilirlik ile ilgili testleri gerçekleştirir ve erişilebilirlik
sorunlarına yanıt vererek işletmenin ihtiyaç duyduğu hizmet erişilebilirliğini
sağlamaya yöneliktir. Daha çok, kurgulanan SLA(Servis Seviyesi Anlaşması)
içerisindeki kullanılabilirlik gereksinimlerinin ve yönetiminin başarısı ile
ilgilenir.
Kapasite Yönetimi (Capacity
Management): Tıpkı erişilebilirlik yönetiminde olduğu gibi kapasite
yönetimi de hizmet yaşam döngüsüne birebir bağlı olarak çalışmaktadır ancak bu
çalışmalarını kapasite perspektifinden gerçekleştirir. Kapasite Yönetimi servis
ömrü boyunca iş, hizmet ve bileşen kapasite yönetimi içerir. Kapasite
yönetiminin temel başarı faktörü, tasarım aşamasında göz önünde
bulundurulmasıdır.
Tüm Kapasite ve performans tabanlı sorunların
yönetimine, hizmet ve kaynaklara ilişkin iş taleplerinin uyuşmasına odaklanır.
Üç ana faaliyet söz konusudur;
·
Business Capacity Management
·
Service Capacity Management
·
Component Capacity Management
IT Hizmet Sürekliliği
Yönetimi (IT Service Continuity Management): IT Hizmet Sürekliliği
Yönetimi, iş sürekliliği planı doğrultusunda çalışarak işletmeye uygun IT
teknik ve servis bileşenlerinin işletme tarafından belirlenen süreler
içerisinde olası bir hatadan geri döndürülebilmesini sağlar ve kontrol eder.
Herhangi bir felaket olayı esnasında IT hizmet ve servisleri için planlama ve
risk yönetimi ile ilgilenir. BIA (Business Impact Analysis) ve MOR(Management
of Risk) tekniklerini kullanarak iş sürekliliği yönetiminde büyük çaba harcar.
Bilgi Güvenliği Yönetimi
(Information Security Management):Hizmet yaşam döngüsü
içerisinde veri ve bilgi güvenliğinin sağlanması ve bunun takibi ile ilgilenen
süreçtir. Hizmetler de dahil olmak üzere tüm IT envanterlerini gelebilecek
tehditlere karşı korumak ile ilgilenir.
5 temel niteliğin korunması üzerinde durulur;
·
Confidentiality
·
Integrity
·
Availability
·
Authenticity
·
Non-Repudiation
Hizmet stratejisi etrafındaki diğer büyük başlık
hizmet geçişidir. Hizmet stratejisi belirlendikten ve hizmet tasarımı da
yapıldıktan sonra sıra hizmetin devreye alınmasındadır. Versiyonlamanın
yapılması, servis paketlerinin hazırlanması, test yapılması ve sorunsuzca
hizmetin uygulamaya alınması bu başlıkta değerlendirilmektedir.
Hizmet Operasyonu (Service
Operation)
Hizmet Operasyonu (Hizmet Operasyonu) hizmetler
tarafından sağlanan değerin müşteriye aktarıldığı ve işletme stratejisinin
gerçekleştirildiği aşamadır. Hizmet operasyonu bu değeri müşterinin ihtiyaç
duyduğu çözümleri destekleyerek gerçekleştirir. Hizmet operasyonu içerisinde
hizmetin destekleniyor olması ve müşteriye erişilebilir olması bu yüzden
önemlidir.
Hizmet Operasyonunda
İletişim:
IT ekipleri ve departmanlar ile kullanıcılar ve dahili
müşteriler arasında iyi bir iletişimin olması gerekmektedir. Doğru ve etkili
bir iletişimle olası sorunlar henüz çıkmadan sonlandırılabilir.
Hizmet operasyonu içerisindeki iletişim örnekleri
şunlardır:
·
Rutin operasyonel iletişim
·
Vardiyalar arası iletişim
·
Raporlama
·
Değişim, istisna ve aciliyetler ile ilgili iletişim
·
Yeni tasarımlar ve süreçler ile ilgili eğitim
·
Hizmet operasyonu stratejisi ve tasarımı ile ilgili
iletişim
Hizmet Operasyon Dengesi:
Hizmet operasyonu IT nin sürekli karşı karşıya olduğu
ikilemeleri dengelemekten sorumludur. İşletmedeki değişiklik, teknolojideki
değişiklik veya mevzuat değişiklikleri IT’de çakışmalara neden olabilir.
Hizmet Operasyonunun
Süreçleri:
1. Aktivite
(Event) Yönetimi: Event, IT altyapısıyla ilgili veya IT
hizmetlerinin uygulanması sırasında farkedilebilen veya ortaya çıkarılabilen
olaylardır.Hizmet Operasyonu tüm altyapının durumunun ne olduğunun bilinmesi
demektir ve bu Event Management ile yönetilir. Bunu sağlıklı şekilde
yönetebilmek için monitör araçları, sinyaller veya bildirimler
kullanılmaktadır. Bu Event Monitoring araçları Aktif veya Pasif durumda bu
kontrolleri yapabilirler. Event Monitoring’in aktif olması demek verilen
hizmetin düzenli olarak kontrol edilmesi demektir.
2. Erişim
Yönetimi: Kimlik ve haklar ile ilgilenir. Bu süreç kimlik
ve yetki doğrulama, hizmetlere erişim verme, işlem günlüğü, erişim
izleme-kaldırma yada durum veya rollerin haklarını değiştirmeyi içerir.
3. Olay
Yönetimi: Hizmet Operasyonu’nu mümkün olan en kısa sürede
eski haline getirmek, sorunların işe etkisini mümkün mertebe azaltmak ve hizmet
seviyesinin mümkün olan en iyi seviyede tutulmasını ve erişilebilirliği
sağlamak amacıyla yapılan yönetimdir.
4. Problem
Yönetimi: Altyapıdaki hatalardan kaynaklanan olayların ve
sorunların iş üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirmenin yanı sıra
olayların, sorunların ve hataların oluşmasını proaktif bir biçimde önlemek.
5. İstek
Yerine Getirme: Sürecin temel amacı müşteri veya kullanıcılardan
gelen hizmet taleplerinin karşılanmasıdır. Bir Hizmet Talebi çoğu zaman küçük
değişikliklerden ibarettir. Genel olarak riski düşük, sıklıkla meydana gelen,
modellenmesi kolay ve düşük maliyetli taleplerdir. Şifre sıfırlanması, printer
için toner talebi veya bilgi talebi bunlara örnek verilebilir.
Hizmet Geçisi (Service
Transition)
Hizmet geçiş rolü, Operasyonel süreçte kullanılmak
üzere iş gerekliliklerini iletir.
Hizmet geçişi, Hizmet tasarım aşamasından Hizmet
tasarım paketini alması ile başlar ve Operasyonel aşamaya devam eden operasyon
ve hizmet desteği için gerekli tüm bilgileri ve elemanaları teslim eder.İş
Koşulları, gereksinimleri yada varsayımlar tasarım sürecinden sonra değişime
uğradıysa, Hizmet geçiş aşamasında gerekli hizmeti sunmak için bir takım
değişiklikler gerekebilir. Unutulmaması gereken en önemli nokta Hizmet Geçişi
sadece uygulamalarla ve/veya normal şartlar altında nasıl kullanıldığı ile
değil hizmetlerin tüm yönleri ile uygulanmasından sorumludur.Süreç içerisinde
bilinmesi gereken V-Model yapısını ve RFC,CI,CMS,CAB,ECAB gibi tanımları ve
içeriği hakkındaki detayları, süreci daha derin incelediğimiz makalenin içinde
bulabilirsiniz.
Hizmet Geçişinin Süreçleri:
1. Değişiklik
Yönetimi: İlgili değişikliklerin değerlendirilmesi, kayıt
edilmesi, önceliklendirilmesi, planlanması, test edilmesi, uygulanması,
dökümante edilmesi ve düzenli şekilde gözden geçirilmesini sağlar.
2. Hizmet
Varlık ve Yapılandırma Yönetimi: Bir organizasyonun
altyapısını oluşturan ilişkileri, tüm varlıkların kontrolünü ve bilgilerin
doğruluğunu sağlar. Yapılandırma öğeleri ve hizmet varlıkları’nın belirlenmesi,
kontrol edilmesi ve hesaplanması ile birlikte Hizmet yaşam döngüsü boyunca
kendi bütünlüğünü sağlamayı ve korumayı amaç edinir.
3. Bilgi
Yönetimi: İşin gerektirdiği hizmet desteğini, doğru kişiye
doğru bilgi ile doğru zamanda iletmekten sorumludur.
Yazılım Kalite Metrikleri
Yazılım kalite metriği yazılımların bir çok yönden
değerlendirilmesini sağlayan, kaliteli bir yazılım geliştirmede bize yardımcı
olan elemanlardır. Bunlar çeşitli alt yapılara bölünürler her yapının temsil
ettiği bir değer ve her değerin bir anlamı vardır. Karmaşık yapılarda bu
değerler üzerinden uygulama hakkında çeşitli yorumlar yapılabilir.
Yazılım
metriği kaliteden bahseder dedik. Peki ya bir yazılım için kalite ölçütleri
nelerdir?•Maliyet
•Zaman
•Test
•Bakım
•Tasarım Düzeni
•Kullanım Kolaylığı
•Anlaşılabilirlik
Olası bir yazılım için kalite ölçütleri yukarıdaki gibi sıralanabilir.
Nesneye yönelimli tasarım kalitesini değerlendirmek için hiyerarşik bir model tanımlanabilir.Bu modelde sınıfların, nesnelerin ve bunlar arasındaki ilişkilerin yapısal ve davranışsal tasarım özellikleri nesne yönelimli tasarım metrikleri kullanılarak değerlendirilmektedir. Nesne yönelimli tasarım metrikleri, geliştirilen yazılımların,
etkinlik/verimlilik, karmaşıklık, anlaşılırlık, yeniden kullanılabilirlik, test
edilebilirlik ve dayanıklılık gibi kalite özellik düzeylerinin ölçülmesinde
kullanılır. Yani kısacası yukarıda belirtilen tüm kalite değerlerini ölçebilmek için metrikleri kullanabiliriz. Bu ölçümleri yapabilmek için çeşitli metrik ölçüm kümeleri bulunmaktadır. Bu bir çok metrik ölçüm kümeleri arasında en çok üzerinde durulan metrik kümeleri:
•Chidamber & Kemerer
• Brito e Abreu
•Bansiya & Davis metrik kümeleridir.
Biz bu metrik kümeleri içerisinden “Chidamber & Kemerer” metrik kümelerini ve içeriklerini inceleyeceğiz.
Chidamber & Kemerer Metrik Kümesi
İçerisinde altı adet metrik değeri barındırır bunlar aşağıdaki gibi açıklanabilir:
1.Sınıfın Ağrılıklı Metod Sayısı ( WMC )
Bir sınıftaki metodların karmaşıklık derecesi veya sayısıdır.Metotların karmaşıklık veya sayısı, sınıfın geliştrilmesine ve bakımına harcanacak zaman-çaba hakkında fikir vermektedir. Bu metriği inceleyerek bir sınıfın “anlaşılabilirlik, yeniden kullanılabilirlik ve dayanıklılık” ölçütü üzerinde yorum yapmak mümkündür.
2.Kalıtım Ağacının Derinliği ( DIT )
Bir sınıfın kalıtım ağacının köküne olan uzaklığını gösteren metriktir. Bu metrik yardımıyla yazılımın verimliliğini, yeniden kullanımını, anlaşılırlığını, test edilebilirliğini ölçmek mümkündür. Eğer bu değer yüksek ise test edilebilirliğin düşük olduğu anlaşılır.
3.Alt Sınıf Sayısı ( NOC )
Bir sınfıtan direk olarak türetilmiş alt sınıfların sayısını gösteren metriktir. Eğer alt sınıf sayısı fazla ise yeniden kullanım yüksek, hata riski fazladır. Bu metrik ile yazılımın verimlilik,yeniden kullanılabilirlik, test edilebilirlik gibi özelliklerini ölçmek mümkündür.
4.Nesne Sınıfları Arasındaki Bağımlılık ( CBO )
Bir sınıf içindeki özellik ya da metotların diğer sınıf ya da sınıflarda kullanılması ve sınıflar arasında kalıtımın olmaması durumunda iki sınıf arasında bağımlılık ilişkisi vardır. Bu metrik ile yazılımın verimlilik, yeniden kullanırlık değerlerinin ölçülmesi söz konusudur.
5. Sınıfın Tetiklediği Metot Sayısı ( RFC )
Bir sınıftan bir nesnenin metotları çağrılması durumunda, bu nesnenin tetikleyebileceği tüm metotların sayısı RFC değerini verir.Kısaca bir sınıfta yazılan ve çağrılan toplam metot sayısıdır. Bu metrik kullanılarak yazılımın anlaşılabilirlik, dayanıklılık, karmaşıklık, test edilebilirlik gibi özelliklerini ölçmek söz konusudur.
6.Metotlardaki Uyum Eksikliği ( LCOM )
N adet kümenin kesişiminden oluşan kümelerdeki uyumsuzlukların sayısıdır ve metotlardaki benzerlik derecesini ölçer. Bu metrik değeri kullanılarak yazılımın verimlilik , yeniden kullanılabilirlik gibi değerlerinin ölçülmesi mümkündür.
Altı adet metrik bu şekilde verilebilir. Aşağıdaki tablo ile hangi metriğin hangi özelliği ölçtüğünü daha iyi anlayabilirsiniz.
KAYNAKLAR











Yorumlar
Yorum Gönder